Dünya Dökümcüler Kongresi'nin kapanış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Türkiye'nin döküm sanayinde üretim kapasitesi 3 milyon tondur. Toplam üretimimiz 2025 yılında 2 milyon 300 ton olmuştur. Bu üretimin değeri de 8 milyon avro civarındadır. Türkiye 3 milyon tonluk üretim kapasitesiyle döküm sektöründe dünyada 7'nci Avrupa'da 2'nci sırada yer almaktadır” dedi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat Dünya Dökümcüler Kongresi'nin kapanış törenine katıldı. Bakan Bolat'ın yanı sıra programa sektörün uluslararası temsilcileri katıldı. 76’ncı Dünya Döküm Kongresi, 19-21 Ekim tarihlerinde Dünya Dökümcüler Kongresi İstanbul’da bir otelde sektörün uluslararası temsilcilerini bir araya getirdi. Programda döküm sektörünün geleceği, teknolojik gelişmeler ve sürdürülebilir üretim başlıkları ele alındı.
‘DÖKÜM SANAYİNDE TÜRKİYE'NİN ÜRETİM KAPASİTESİ 3 MİLYON TONDUR’
Bakan Ömer Bolat, "Otomotivden savunma sanayine, beyaz eşyadan havacılığa, enerjiden makine imalatına, raylı sistemlere kadar pek çok stratejik sektörün temel girdilerini sağlayan döküm sanayisi, ülkelerin üretim kabiliyetini ve sanayi bağımsızlığını belirleyen kritik alanlardan biridir. Gerçekten de Türkiye'nin de son 20-25 yıldaki büyük sanayileşme ve ekonomik kalkınma atılımında bu sektörlerin mühendislik, gerek metalde ve gerekse inşaat ve yurt dışı müteahhitlikte metale dayalı sektörler beyaz eşya, otomotiv, makine, döküm gibi sektörler, raylı sistem, savunma sanayii, havacılık sanayii ve de otomotiv sanayii Türkiye'nin büyük sanayileşme atağının ana oyuncuları olarak yer aldılar. Bunun içine üstüne kimyevi ürünler, enerji ürünleri, tekstil giyim ürünleri ve tarım gıda ürünlerini, işlenmiş gıda ürünlerini, inşaat malzemeleri ürünlerini de rahatlıkla koyabiliriz. Türkiye bütün bu sektörlerde dünyada ilk 10 ya da en fazla ilk 12'nin arasında yer almıştır; bazılarında ilk 5'in içinde de yer almaktadır. Döküm sanayinde Türkiye'nin üretim kapasitesi 3 milyon tondur. Toplam üretimimiz 2025 yılında 2 milyon 300 ton olmuştur. Bu üretimin değeri de 8 milyon avro civarındadır. 1 milyon 640 bin ton ihracatımız 6,1 milyar avro tutarında oluşmaktadır, ihracat rakamına ulaşmaktadır. Toplam üretimin yüzde 71'i miktar bazında, değer bazında da toplamın yüzde 76'sı ihraç edilmektedir. Türkiye 3 milyon tonluk üretim kapasitesiyle döküm sektöründe dünyada 7., Avrupa'da 2. sırada yer almaktadır. Döküm sanayimiz, başta otomotiv endüstrisi ki döküm sanayinin ihracattaki payı yüzde 52,7, demir ve demir dışı metaller, döküm ihracatında yüzde 22 iklimlendirme sanayi, döküm ihracatında yüzde 12 ve makine ve aksamlarında da döküm sanayi ihracatında yüzde 11'lik paylarla çelik sektöründe de yüzde 2'lik payla birçok temel sanayi koluna girdi sağladığı için çok önemlidir ve kıymetlidir. Döküm sanayimiz bugün 200'den fazla ülkeye ve bölgeye ulaşan ihracat ağıyla ülkemizin üretim gücünü dünyaya da yansıtmaktadır" diye konuştu.
'SON 16 YILDA TÜRKİYE KESİNTİSİZ BÜYÜMÜŞTÜR'
Bakan Bolat, “Uluslararası Para Fonu, son bu ayki raporunda, küresel ekonomi için 2026 yılında yüzde 3,1'lik bir tahmin yapmakta. Bu tahminler, bundan 5-6 ay önce Körfez Savaşı 8 ay önce başladığında 2,1'e kadar geri tutulmuştu. Geçen yılda yüzde 3,5 olarak büyüme tamamlanmıştı. Dünya Ticaret Örgütü de bu yıl için yüzde 1,9'luk bir ticaret artışı öngörüyordu. Bu rakam 2025 yılında yüzde 4,9 olmuştu. Bu yıl için Dünya Ticaret Örgütü yüzde 3,9'luk bir ticaret artışı öngörüyor. Türkiye, dünyanın satın alma gücü paritesine göre 11. büyük ekonomisi konumuna ulaşmıştır. 2003 yılında 18. büyük ekonomiyidik. Cari fiyatla cari döviz kurları temelinde ise 2003'te dünyada 21. büyük ekonomiyken geçen yıl itibariyle dünyada 16. büyük ekonomi sırasına yükseldik ve 1,7 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaştık. 2002'de 238 milyar dolardı. 7 kattan fazla büyük bir büyüme artışı dolar bazında gerçekleştirildi. 3 bin 600 dolarlık bir ekonomiden 18 bin 300 dolarlık bir ekonomiye yükseldik. Son 16 yıl pandemi yılı 2020 de dahil olmak üzere Türkiye kesintisiz büyümüştür olumlu olarak. Son 23 yılda yıllık reel ortalama yüzde 5,35'lik bir büyüme kaydetmiştir ve 16 yıl kesintisiz büyümede devam etmiştir” diye konuştu.
‘TÜRKİYE BİR DIŞ TİCARET ÜLKESİDİR’
Bolat, “Bu büyümeye ekonomik reformlar, Gümrük Birliği'nin Avrupa Birliği ile başarılı bir sanayi entegrasyonuna dönüşmesi, arz tedarik zincirlerinin Türkiye ve Batı sanayileri arasında güçlü bir entegrasyon sağlaması, ekonomik reformlar, ihracata dayalı büyüme modeli çok büyük katkı sağlamıştır. Türkiye, 2002'de 36 milyar dolarlık bir büyük mal ihracatı büyüklüğüne sahipken bunu eylül ayı, geçen ay yıllıklandırılmış 283,7 milyar dolara yükseltmiştir. Dünyadaki bu kadar iki büyük ekonomik kriz, pandemi ve gelen borç krizi ve enerji savaşları, dünya savaşları, mini dünya savaşlarına rağmen bu gelişmeleri sağlamıştır. Türkiye bir dış ticaret ülkesidir. 283,7 milyar dolarlık mal ihracatına 125 milyar dolarlık da hizmet ihracatını eklediğimizde geçen ay yıllıklandırılmış 409 milyar dolar ihracatımız vardı. Aynı zamanda Türkiye ithalat yönünden de dünyayla ticaret yapmaktadır. Türkiye'nin ihracat ve ithalat toplamı mal bazında 665 milyar dolardır. İhracatımızın milli gelirdeki payı yüzde 25'tir. İthalatımızla birlikte mal ve hizmet ihracatımızın toplamı ihracat ithalatımızın toplamı 860 milyar dolardır. 1,7 trilyon dolarlık milli gelirimize böldüğümüzde Türkiye milli gelirinin yarıdan fazlası dış ticaretten elde edilmektedir. Bu anlamda dünya ile kazan-kazan temelinde çift taraflı 'two-way street' anlamında bir ticaret ilişkimiz bulunmaktadır” dedi.

Yorumlar 0