Türkiye ve Avrupa Birliği, 3. Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu Toplantısı’nı 13 Ekim 2026 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirmiştir. Toplantıya, Avrupa Komisyonunun Ticaretten ve Ekonomik Güvenlikten Sorumlu Üyesi Maroš Šefčovič ile Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat eş başkanlık etmiştir. AB ve aday ülke ve önemli bir ticaret ortağı olan Türkiye arasındaki ikili ticaret hacmi, yıllar içerisinde istikrarlı bir şekilde artarak 2025 yılında 217,6 milyar avroya ulaşmıştır.
Diyalog, Türkiye-AB ekonomik ortaklığının güçlendirilmesi amacıyla ikili ticari ilişkilerde kaydedilen ilerlemenin gözden geçirilmesi, pazara erişim ve gümrük alanındaki temel meselelerin ele alınması ve iş birliğinin geliştirilmesine yönelik alanların değerlendirilmesi için bir fırsat sunmuştur.
AB ve Türkiye, ticari ilişkilerinin stratejik önemini vurgulamış ve büyümenin, rekabetçiliğin ve dayanıklı değer zincirlerinin teşvik edilmesine yönelik ortak çıkarlarını yeniden teyit etmiştir. Taraflar, Türkiye-AB Gümrük Birliği'nin önemli rolünü hatırlatmış ve her iki taraftaki şirketler ve ekonomik operatörler açısından iş ortamının iyileştirilmesine yönelik somut adımları ele almıştır. Diyalog öncesinde, AB ve Türkiye iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla bir İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleştirilmiştir.
Gümrük iş birliği alanında AB ve Türkiye, e-ticaret dâhil olmak üzere gümrük reformu konusunda kaydedilen ilerlemeyi memnuniyetle karşılamış ve Yetkilendirilmiş Yükümlü Statülerinin Karşılıklı Tanınması Anlaşması'na ilişkin mutabakatlarının uygulanmasına yönelik çalışmaları ilerletme niyetlerini teyit etmiştir. Taraflar, Türkiye'nin ilgili AB mevzuatına uyumunun önemini kabul etmiş ve Gümrük Birliği kapsamında malların teknik engeller olmaksızın serbest dolaşımının sağlanması bakımından önemli bir adım olarak, Türkiye'nin yeni AB Makine Tüzüğü'ne uyum sürecini tamamlamasını memnuniyetle karşılamıştır.
Ticaret engellerinin azaltılması alanında AB ve Türkiye, öncelikli konularda kaydedilen ilerlemeyi değerlendirmiş ve Türkiye'deki ithalatçılar için risk esaslı bir dış ticaret sistemi olan Türk TAREKS sistemi kapsamındaki ithalat kontrollerine ilişkin engelin kaldırıldığını duyurmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etmiştir. Bu çerçevede, AB ekonomik operatörleri tarafından gündeme getirilen uygulamaya ilişkin sorunların ele alınması amacıyla yapıcı iş birliğinin sürdürüleceği hususunda mutabık kalınmıştır. Bu sonuçlar, ticaretin kolaylaştırılması ve ekonomik operatörler tarafından uzun süredir dile getirilen endişelerin giderilmesi bakımından somut adımlar teşkil etmektedir.
AB ve Türkiye ayrıca, ham deri, post ve wet-blue derideki ihracat vergileri, ithalatta gözetim rejimi, tekstil ürünleri ile tekstil üretiminde kullanılan malzemelerin ithalatında kayıt yoluyla gözetim uygulaması ve alkollü içecekler dâhil olmak üzere pazara erişimle ilgili diğer konularda kaydedilen ilerlemeyi gözden geçirmiştir. Taraflar, daha fazla somut sonuç elde edilmesi amacıyla bu konulardaki teknik temasları sürdürme konusunda mutabık kalmıştır.
Taraflar ayrıca, Türkiye'nin AB Enerji Etiketleme Ürün Veri Tabanı'na (EPREL) erişimi konusunda kaydedilen ilerlemeyi not etmiş ve bu alandaki çalışmaların sürdürülmesini teşvik etmiştir. Bunun yanı sıra, Türkiye'nin Kozmetik Ürün Bildirim Portalı'na (CPNP) erişimi konusunda teknik görüşmeler gerçekleştirilmesi hususunda mutabık kalınmıştır. Taraflar ayrıca, farmasötik ürünlerin seri bazında serbest bırakılması (batch release) konusuna ilişkin teknik görüşmeler gerçekleştirmeyi taahhüt etmiştir.
Diyalog kapsamında ayrıca, teknik mevzuata uyum, kamu alımları, döngüsel ekonomi, iş insanlarının hareketliliği, dijital ticaret, ticaret politikası savunma araçları ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) çerçevesinde iş birliği dâhil olmak üzere geleceğe dönük geniş bir iş birliği gündemi ele alınmıştır. AB ve Türkiye, AB yaptırımlarının etkisizleştirilmesinin önlenmesine yönelik iş birliğini de gözden geçirmiştir.
Dijital ticaret alanında taraflar, elektronik imzaların karşılıklı tanınması konusunda teknik çalışmalar yürütülmesi hususunda mutabık kalmıştır.
AB ve Türkiye, önümüzdeki dönemde yakın temaslarını sürdürme ve daha öngörülebilir, şeffaf ve karşılıklı faydaya dayalı bir ticari ilişkiyi destekleyecek pratik çözümler üzerinde çalışmaya devam etme konusunda mutabık kalmıştır. Taraflar, Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu'nun mevcut ivmenin sürdürülmesi ve ilave iş birliği alanlarının belirlenmesi bakımından bir platform olarak taşıdığı değeri vurgulamıştır.
Joint Press Statement 3rd Türkiye-EU High Level Dialogue on Trade Brussels, 13 October 2026
The European Union and Türkiye held the 3rd EU-Türkiye High Level Dialogue on Trade on 13 October 2026 in Brussels. The meeting was co-chaired by the Commissioner for Trade and Economic Security, Interinstitutional Relations and Transparency Maroš Šefčovič and Minister of Trade of Türkiye Ömer Bolat. The EU and Türkiye, a candidate country and major trade partner, have bilateral trade flows that have grown constantly over the years reaching €217.6 billion in 2025.
The Dialogue provided an opportunity to review progress in bilateral trade relations, address key market access and customs issues, and discuss areas for enhanced cooperation with a view to strengthening the EU-Türkiye economic partnership.
The EU and Türkiye underlined the strategic importance of their trade relationship and reaffirmed their shared interest in promoting growth, competitiveness and resilient value chains. They recalled the important role of the EU-Türkiye Customs Union and discussed concrete steps to improve the business environment for companies and economic operators on both sides. The Dialogue was preceded by a Business Roundtable with representatives of the business community from EU and Türkiye.
In the area of customs cooperation, the EU and Türkiye welcomed progress on customs reform, including on e-commerce, and confirmed their intention to advance work on the implementation of their agreement on the Mutual Recognition Agreement on Authorised Economic Operators. The parties recognized the importance of Türkiye’s alignment with relevant EU legislation and welcomed the completion of alignment to the new EU Machinery Regulation, as an important step in ensuring free movement of goods across the Customs Union without technical barriers.
On the reduction of trade barriers, the EU and Türkiye took stock of progress achieved on priority issues and are pleased to announce the removal of the barrier on import controls under the Turkish TAREKS system, a risk-based foreign trade system for importers into Türkiye, with the understanding that constructive cooperation will continue in this field to address the practıcal ıssues raısed by EU operators. These outcomes constitute concrete steps to facilitate trade and respond to longstanding concerns raised by economic operators.
The EU and Türkiye also reviewed progress on other market access issues, including export taxes on hides, skins and wet-blue leather, the import surveillance regime, the surveillance by registration of imports of textiles and materials used in the manufacturing of textiles, and alcoholic beverages. They agreed to continue technical engagement on these matters with a view to achieving further tangible results.
The parties also noted progress on Türkiye’s access to EU’s energy labelling registry (EPREL) and encouraged continued work in this area. They also agreed to engage in technical discussions on Türkiye’s access to CPNP. The partıes also undertook to hold technıcal discussions on the issue of batch releases for pharmaceutıcal products.
The Dialogue also covered a broad range of forward-looking cooperation areas, including alignment of technical legislation, public procurement, circular economy, business mobility, digital trade, trade defence and cooperation in the WTO framework. The EU and Türkiye also took stock of cooperation on anti-circumvention of EU sanctions.
On digital trade, the parties agreed to engage in technical work on the issue of mutual recognition of the e-signatures.
The EU and Türkiye agreed to maintain close engagement in the period ahead and to continue working towards practical solutions that support a more predictable, transparent and mutually beneficial trade relationship. They underlined the value of the High-Level Dialogue on Trade as a platform for sustaining momentum and identifying further areas of cooperation.

Yorumlar 0