Maraş Haber
DOLAR --
EURO --
GRAM ALTIN --
ÇEYREK --

Haber Ara

0%

Bakan Gürlek: “Hiçbir Çocuk Anne ve Babası Arasındaki Uyuşmazlığın Tarafı Olmak Zorunda Bırakılamaz”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, boşanma ve velayet süreçlerinde çocukların korunmasına yönelik destek mekanizmalarının güçlendirileceğini belirterek, aile ve ebeveyn danışmanlığı hizmetlerinin yargısal süreçleri tamamlayan önemli bir unsur olduğunu söyledi.

“BİR ÇOCUK ASLA YETİŞKİNLERİN ÇÖZEMEDİĞİ ANLAŞMAZLIKLARIN YÜKÜNÜ TAŞIMAMALIDIR”

“BÜYÜKLERİN KÖRDÜĞÜMÜNÜ, ÇOCUKLARIN NARİN PARMAKLARINA BIRAKMAMALIYIZ”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, boşanma ve velayet süreçlerinde çocukların korunmasına yönelik destek mekanizmalarının güçlendirileceğini belirterek, aile ve ebeveyn danışmanlığı hizmetlerinin yargısal süreçleri tamamlayan önemli bir unsur olduğunu söyledi. Bakan Gürlek, “Hiçbir çocuk, anne ve babası arasındaki uyuşmazlığın tarafı olmak zorunda bırakılamaz. Bir çocuk asla yetişkinlerin çözemediği anlaşmazlıkların yükünü taşımamalıdır. Büyüklerin kördüğümünü, çocukların narin parmaklarına bırakmamalıyız” dedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle Ankara Hakimevi’nde düzenlenen Hukuki Süreçlerde Aile Danışmanlığı Hizmetlerinin Etkinliğinin Artırılması Çalıştayı’na katıldı.

Adalet anlayışlarının merkezinde insanın bulunduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, aile hukukuna ilişkin süreçlerde hukukun güvencesi ile sosyal devletin koruyucu sorumluluğunu bir araya getiren daha bütüncül bir hizmet anlayışının güçlendirilmesini hedeflediklerini söyledi. Bakan Gürlek, “Adaletin gücünü yalnızca hükmün doğruluğundan değil, insan hayatına ve toplumsal barışına sağladığı katkıda da aramalıyız. Her fırsatta dile getirdiğimiz temel bir hakikat var, adalet anlayışımızın merkezinde insan yer almaktadır. Her dosyanın ardında bir hayat, her uyuşmazlığın ardında bir hikaye, her çocuğun önünde ise korunması gereken bir gelecek vardır. Çalıştay tam da bu anlayışın yansımasıdır.” diye konuştu.

“BÜYÜKLERİN KÖRDÜĞÜMÜNÜ ÇOCUKLARIN NARİN PARMAKLARINA BIRAKMAMALIYIZ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hukukun güvencesi ve sosyal devletin koruyucu sorumluluğunu bir araya getirerek, aile hukukuna ilişkin süreçlerde daha etkin daha duyarlı ve daha bütüncül bir hizmet anlayışını güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Bakan Gürlek, şöyle konuştu:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği üzere: ‘Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz.’ Aile, sevginin, güvenin, dayanışmanın ve sorumluluk bilincinin ilk öğrenildiği, kuşaklar arasında değerlerin aktarıldığı toplumsal kurumdur. Aile ilişkilerinin niteliği, yalnızca aile bireylerinin hayatını değil, toplumun dayanışma kapasitesini ve gelecek kuşakların iyilik hâlini de doğrudan etkilemektedir.”

Anayasa’nın 41. Maddesinin ailenin, özellikle anne ve çocukların korunmasına ilişkin devlete önemli sorumluluklar yüklediğini anlatan Bakan Gürlek, “Bu yaklaşım, aileye ilişkin politikalarımızın hukuki temelini oluşturmakta; bizlere koruyucu, destekleyici ve önleyici mekanizmaları birlikte geliştirme görevi vermektedir.” dedi.

Boşanma süreçlerinde ebeveynler arasındaki yoğun çatışmaların çocuklarda kaygı, korku ve güvensizliğe neden olabileceğini anlatan Bakan Gürlek, çocukların anne ve babaları arasında tercih yapmaya zorlanmasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Aile ilişkilerinin dönüşüme uğradığı bu hassas süreçte çocukların kendilerini güvende hissetmelerinin önemini vurgulayan Bakan Gürlek şunları kaydetti:

“Bütün çabamız, aile ilişkilerinin yeniden şekillendiği bu hassas dönemlerde çocuklarımızın kendilerini güvende hissedebilmelerini ve geleceğe umutla bakabilmelerini sağlamaktır. Boşanma süreçlerinde ebeveynler arasındaki yoğun çatışmalar, çocukların kaygı, korku ve güvensizlik yaşamalarına, okul ve sosyal hayatlarında güçlüklerle karşılaşmalarına maalesef neden olabilmektedir. Özellikle çocukların anne ve babaları arasında tercih yapmaya zorlanması, onları yetişkinlerin uyuşmazlığının bir parçası haline getirmektedir. Buradan güçlü bir ilkeyi ifade etmek istiyorum: Hiçbir çocuk, anne ve babası arasındaki uyuşmazlığın tarafı olmak zorunda bırakılamaz. Bir çocuk asla yetişkinlerin çözemediği anlaşmazlıkların yükünü taşımamalıdır. Büyüklerin kördüğümünü, çocukların narin parmaklarına bırakmamalıyız.”

Çocuğun üstün yararının yalnızca hukuki bir ilke olmadığını vurgulayan Bakan Gürlek, bunun devletin geleceğe karşı taşıdığı sorumluluğun en somut ifadelerinden biri olduğunu belirtti.

AİLE DANIŞMANLIĞI YARGISAL SÜRECİ TAMAMLAYACAK

Çekişmeli boşanma davalarında taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın çözülmesinin, iletişim sorunlarının da kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirten Bakan Gürlek, aile ve ebeveyn danışmanlığı hizmetlerinin bu noktada önemli bir destek mekanizması sunduğunu kaydetti.

Adalet Bakanı Gürlek, aile danışmanlığı hizmetlerinin tarafların çatışmalarını azaltmasına, çocuk odaklı iletişim kurmasına ve ebeveynlik sorumluluklarını daha sağlıklı biçimde sürdürmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Bu hizmetlerin amacının kişileri belirli bir karara yönlendirmek veya mahkemenin yerine geçmek olmadığını vurgulayan Bakan Gürlek, özellikle çocukların zarar görme riskini azaltacak destek mekanizmalarının daha etkin hale getirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

BOŞANMA DAVALARININ ORTALAMA SÜRESİ 163 GÜNE DÜŞTÜ

“Biz, insan onuruna saygıyı ve hak temelli yaklaşımı esas alan, güvenli ve erişilebilir destek hizmetlerini güçlendirmeyi hedefliyoruz.” diyen Bakan Gürlek, aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların yargı sisteminin önemli çalışma alanlarından biri olduğunu belirterek, aile mahkemelerinin 2003 yılında kurulmasının bu alandaki ihtisaslaşmanın önemli adımlarından biri olduğunu hatırlattı.

Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerini paylaşan Bakan Gürlek, boşanma davalarının ortalama görülme süresinin 2020 yılında 199 gün iken 2025 yılında 163 güne düştüğünü açıkladı. Bakan Gürlek, “Bu azalma, yargısal süreçlerin etkinliği bakımından dikkate değer bir gelişmedir. Bizim için esas olan yalnızca daha kısa sürede karar verilmesi değildir. Hukuka uygun, hakkaniyetli, makul sürede ve bireylerin haklarını gözeten bir yargılama sürecinin sağlanmasıdır” dedi.

2026’DA 242 BİN 722 BOŞANMA DAVASI AÇILDI

Bakan Gürlek, boşanma davalarına ilişkin güncel verileri de paylaştı. 2024 yılında 326 bin 69, 2025 yılında ise 309 bin 479 boşanma davası açıldığını belirten Bakan Gürlek, 2026 yılında 8 Ekim itibarıyla açılan dava sayısının 242 bin 722’ye ulaştığını söyledi.

Karar verilen boşanma dosyası sayısının 2024 yılında 326 bin 328, 2025 yılında 315 bin 993 olduğunu belirten Bakan Gürlek, 2026 yılında 8 Ekim itibarıyla 235 bin 187 dosyada karar verildiğini söyledi. Bakan Gürlek, aynı tarih itibarıyla Türkiye genelinde 139 bin 541 derdest boşanma davası bulunduğunu açıkladı.

ANLAŞMALI BOŞANMA ORANI YÜZDE 44,3

Bakan Gürlek, 2025 yılında davanın kabulüyle sonuçlanan dosyalarda anlaşmalı boşanma oranının yüzde 42,9, çekişmeli boşanma oranının ise yüzde 21,6 olduğunu kaydetti.

Adalet Bakanı Gürlek, verilerin aile hukuku alanındaki destek hizmetlerinin güçlendirilmesinin yalnızca bireyler açısından değil, yargı hizmetlerinin etkinliği bakımından da önem taşıdığını gösterdiğini kaydetti. Bakan Gürlek, “Bütün bu veriler bize, aile hukuku alanında destek hizmetlerinin güçlendirilmesinin yalnızca bireysel ihtiyaçlara değil, yargı hizmetlerinin etkinliğine de katkı sağlayabilecek bir politika alanı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle aile danışmanlığı hizmetlerinin geliştirilmesini, mahkemelerimizin iş yükünün azaltılmasına ve uyuşmazlıkların yeniden ortaya çıkma riskinin azaltılmasına katkı sunabilecek tamamlayıcı bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz” dedi.

İnsan odaklı adalet anlayışının önemli uygulama alanlarından birinin adli destek ve mağdur hizmetleri olduğunu belirten Bakan Gürlek, 2019 yılından itibaren faaliyet gösteren Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinin bugün 81 ilde 185 müdürlüğe ulaştığını açıkladı.

“AİLEYİ KORUYAN, ÇOCUĞU MERKEZE ALAN BİR YAKLAŞIM”

15 Mayıs 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 2024/6 sayılı Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Genelgesi ile ortaya konulan vizyonun, aileye yönelik politikaların bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesinin önemini vurguladığını belirten Bakan Gürlek, “Adalet Bakanlığımız da Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı çerçevesindeki sorumluluklarını ilgili birimleri aracılığıyla yerine getirmektedir. Bugünkü çalıştayımızın, Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği bu ortak vizyon doğrultusunda mevcut uygulamaların değerlendirilmesi, ihtiyaçların belirlenmesi ve geliştirilebilecek iş birliği alanlarının ele alınması bakımından önemli olduğunu görüyoruz.” dedi.

Aile danışmanlığı hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların boşanma süreçlerinde çatışmaların azaltılmasına, ebeveynlik sorumluluklarının güçlendirilmesine ve çocukların üstün yararının daha etkin korunmasına katkı sağlayacağını belirten Bakan Gürlek, çalıştayda emeği geçenlere teşekkür etti.

Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan, HSK Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu, Aile Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı bürokratları ile yargı mensupları katıldı

Kaynak: T.C. Adalet Bakanlığı

Bu haberde hata mı fark ettiniz? Bize bildirin — düzeltme politikamız

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...