Sağlık Ve Sanat Organ Bağışı İçin Buluşuyor

Saraybosna Filarmoni Orkestrası ve Cemal Reşit Rey Filarmoni Orkestrası, Saraybosna’daki hastaların sorunlarına ve organ bağışının önemine dikkat çekmek için 7 Kasım’da Bosna Hersek’te organ bağışı için birlikte sahne alacak.Konser...

Sağlık Ve Sanat Organ Bağışı İçin Buluşuyor
Saraybosna Filarmoni Orkestrası ve Cemal Reşit Rey Filarmoni Orkestrası, Saraybosna’daki hastaların sorunlarına ve organ bağışının önemine dikkat çekmek için 7 Kasım’da Bosna Hersek’te organ bağışı için birlikte sahne alacak.

Konser Memorial Sağlık Gurubu'nun desteği ve dünyaca ünlü Bosna Hersekli orkestra şefi Emir Nuhanovic’in yönetiminde gerçekleşecek.

Dünyaca ünlü Boşnak orkestra şefi Nuhanoviç, aynı zamanda, Bosna Savaşı'nı dünyaya duyuran sanatçı olarak tanınıyor. 1994 yılında Boşnak lider Aliya İzzetbegoviç, Bosna’daki katliama sessiz kalan Batı dünyasının dikkatini çekmek için bir konser düzenlenmesi talimatını vermiş ve bu görev için Nuhanovic’i görevlendirmişti. Konser anlamlı bir mekanda, bombalarla yerle bir olmuş Saraybosna Kütüphanesi'nde gerçekleştirilmiş, savaşın orta yerinde düzenlenen Nuhanovic yönetimindeki Saraybosna Filarmoni Orkestrası'nın konseri; Boşnakların çığlığını dünyaya duyurulmasına yardımcı olmuştu.

Bosna Savaşı'nda olduğu gibi; bugün Suriye halkının özgürlük mücadelesinde, “Suriyelileri en iyi biz anlarız” diyerek yola çıkan Nuhanovic, Bosna, Kosova, Suriye ve Türkiye’den usta müzisyenlerin katılımıyla düzenlenen ortak konserle, Esad zulmüne maruz kalan Suriyelilerin dramına dikkat çekti. Ünlü orkestra şefi, ücretsiz olan konserin sponsorluk gelirlerini, Suriyeli mültecilere bağışladı.

İnsanlık için "müziğin büyüsünü kullanan" ünlü orkestra şefi, başta ülkesinde ve Türkiye’de olmak üzere bütün dünyada organ bağışı için farkındalık oluşturmak amacıyla orkestrasının sesini yükseltmeye hazırlanıyor. Ve bunun için Memorial Sağlık Grubu'nun katkılarıyla Saraybosna Filarmoni Orkestrası ve Cemal Reşit Rey Filarmoni Orkestrası’nı bir araya getirerek 7 Kasım’da Bosna’da bir konser verecek.

Projenin amacı ülkede organ bağışının önemine dikkat çekmenin yanında canlıdan organ naklinin de ne kadar önemli olduğu konusunda da insanları bilinçlendirmek.

“AMACIMIZ BOSNA HERSEK’TE ORGAN NAKLİ TEDAVİSİNİN GELİŞMESİNİ SAĞLAMAK

İki günlüğüne Türkiye’ye gelen, Bosna Hersekli ünlü orkestra şefi Emir Nuhanovic, proje ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bence müzik evrensel bir sanattır, müziğin amaçlarından biri de yardımlaşmadır ve ben şu anda verdiğim konserlerde insanlara yardım amacını güdüyorum" şeklinde konuştu.

Nuhanovic, "O yüzden Suriye için bir konser verdim. Şimdiki niyetim ise organ bağışı konusunda farkındalık yaratmak için konser vermek. Bu sosyal sorumluluk projesi sayesinde insanların organ bağışı konusunda daha çok bilinçlenmelerini amaçlıyoruz. Bu hem Memorial Sağlık Grubu hem de Bosna için büyük bir başarı olacak” ifadelerini kullandı.

Nuhanoviç amaçlarının Bosnalı doktorların Türk doktorlardan organ nakli konusunda eğitim almasını sağlamak olduğunu ve bunu kendi ülkelerinde de gerçekleştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Ünlü orkestra şefi, “İlk olarak Bosna’daki organ bekleyen hastalarımızın Türkiye’de tedavi olmalarını sağlayacağız. Nihai amacımız ise ülkemizdeki doktorların bu konuda eğitilmesi ve bu işi yapacak Bosnalı doktorların yetiştirilmesine öncülük ederek bu projeyi ölümsüzleştirmek. Yapılacak bu konserle de organ bağışına farkındalık yaratılarak bu işin başarıya ulaşmasını hedefliyoruz” dedi.

7 Kasım'da verilecek olan konserde Türkçe parçaların da çalınacağını ifade eden Nuhanovic, “ Asıl hedefimiz Türk doktorların, Bosnalı doktorları bu konuda eğitmek ve bu işi en iyi şekilde yapacak düzeye getirmek. Bosna’da bu işin yapılabilmesi için doktorlarımız eğitim almak zorunda” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE MAALESEF ORGAN BAĞIŞI BATI ÜLKELERİNDE OLDUĞU KADAR YÜKSEK DEĞİL”

Memorial Şişli Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Kalayoğlu ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Türkiye’de maalesef organ bağışı Batı ülkelerinde olduğu kadar yüksek değil. Biz bu rakamları milyonda kaç kişi organ bağışı için evet diyor ona göre hesap ediyoruz. Örneğin Türkiye’de şu anda organ bağışına 'evet' diyen yakınları öldüğü zaman ailenin izin verme oranı milyonda 3.6. Avrupa ülkelerine baktığımız zaman Bulgaristan ve Romanya’da bu oran bizden daha aşağı seviyelerde ama diğer bütün Avrupa ülkeleri ile Amerika Birleşik Devletleri bizden daha yüksek oranda organ bağışı yapıyorlar. Bu durum Türkiye’nin bütün coğrafyalarında farklılık gösteriyor. Doğu Anadolu’da, Kuzey Doğu Anadolu’da ve Güney Doğu Anadolu’da daha az oranda organ bağışı oluyor. Bu bir eğitim meselesi ve yavaş yavaş artacağına inanıyorum. Bunun için tıp mensupları, devlet, basın, iletişim organları devamlı bu konuda çalışıyorlar. Biz de Avrupa’nın, Amerika’nın geldiği seviyeye gelmek istiyoruz ve bunun için uğraşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“DÜNYADA EN FAZLA ORGAN NAKLİ YAPILAN ÜLKE İSPANYA”

Dünyada en çok organ naklinin İspanya’da yapıldığını belirten Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, “İspanya'da organ nakli yaklaşık milyonda 40 oranında. Belki şu anda değil ama gelecekte Türkiye’nin de bu gibi yüksek bir seviyeye geleceğine inanıyorum. Yani İspanya modeli Türkiye’de uygulanabilir. Vatandaşlarımıza bu amacımızı doğru anlatabilirsek, onların izinlerini alabilirsek bizim de yapmamamız için hiçbir sebep yok” şeklinde konuştu.

Kalayoğlu, “Biz her yerde organ bağışının artırılmasının, dünyadaki insanlara faydalı olacağını düşünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki organ bağışı ve organ nakli hayat kurtarır, organ nakli yoksa insanlar maalesef ölüyor. Organ bağışı olmazsa da organ nakli yapamıyoruz, demek ki organ bağışı hayat kurtarıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun bu ulvi gaye için çaba göstermek her yaşayan insanın bir görevi diye düşünüyorum.”

Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, “Bosna Hersek yeni kurulan bir ülke. Asırlardır var olan ama son 10-15 yılda değişim geçirdikten sonra Avrupa’da yaşamaya çalışan insanların ortaya çıkardığı güzel bir topluluk. Oradan gelen doktor arkadaşlarımızla konuştuk ve herhangi bir şey yapabilirsek mutlu oluruz diye düşündük onun için Memorial Sağlık Gurubu olarak orada yeni bir açılım başlatmak için üzerimize düşen her türlü görevi yapmak istiyoruz” dedi.

Prof. Dr. Kalayoğlu, Bosna’dan gelen doktorların kendileriyle birlikte ameliyatlara girdiklerini ve bu sayede daha hızlı öğrendiklerini ifade etti.

Kalayoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Bizim esas laboratuvarımız, ameliyathanemiz. Biz, cerrahız, en büyük önemli olan ameliyatların, yaptığımız işlerin başkalarıyla paylaşılabilmesi, o gelen arkadaşlarımızı ameliyathaneye davet ediyoruz, bakarak yaptıklarımızı görüyorlar, çok iyi bir eğitim programı oluyor. Mesela doçent arkadaşlarımız gelip bizde 1-2 sene kaldılar. Bugün Trabzon’da aktif bir karaciğer nakli programı var, Konya’da Meram Üniversitesi'nde aktif bir karaciğer nakli programı var, Diyarbakır’da arkadaşlarımız bugün yarın başlayacaklar, Gaziantep’te çalışan arkadaşlarımız var, Azerbaycan’da nakil yapan arkadaşlarımız var, Amerika’da çalışan Amerikalı doktorlar var. Buraya geldiler, bizimle çalıştılar. Orada hastalarına faydalı olmak için uğraşıyorlar. Buraya dünyanın her yerinden eğitim için gelmek isteyen pek çok meslektaşımız var. Onları bir program dahilinde burada ağırlamak istiyoruz”.

"KOMŞULARIMIZ İÇİNDE BİZİM KADAR BAŞARILI NAKİL YAPAN MERKEZ YOK DENECEK KADAR AZ"

Memorial Şişli Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Koray Acarlı ise “Konserin verileceği Kasım ayının ilk haftası burası içinde bütün dünya için de organ nakli haftası olarak kutlanıyor. Dolayısıyla böyle anlamlı bir haftada orada bu işin yapılmasının şöyle de bir amacı var. Özellikle o bölgede aslında komşularımızın içerisinde bizim kadar başarıyla nakil yapan merkez sayısı hemen hemen yok denecek kadar az. Dolayısıyla o bölgedeki insanların özellikle organ nakli konusunda sıkıntıda olduklarını biliyoruz ve onlara bu işin yapılabildiğini ve başarıyla yapılabildiğini, bu hastalıklardan ölmenin artık kadersizlik olmadığını ifade etmeye çalışıyoruz zannediyorum amacımıza ulaşacağız” dedi.

Prof. Dr. Acarlı, bu tip organizasyonların iki amacı olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Organizasyonun amaçlarından bir tanesi hastalara çaresiz olmadıkları mesajını vermek. Çünkü bizim ülkemiz de dahil, bu hastalıkla ölüm döşeğine gelen insanlar ne yapacaklarını bilememekte, böyle bir organ naklinin yapılabileceğini ve hayatlarının kurtulabileceğini bilememekten dolayı hayatlarını kaybediyorlar. Bunu biliyoruz, eminiz çünkü bize gelen hastalar o kadar geç geliyorlar ki, bu, birçoğunun haberi olmadan bu olaydan hayatlarını kaybettiği anlamına geliyor. İkincisi bu işin yapılabilmesi için de organa ihtiyaç olduğunu ortaya çıkarılması çünkü bir insanın hayatını organ nakli ile kurtaracaksanız organa ihtiyacınız var ve en iyi organ kaynakları da kadavradan aldığımız organlar. Bu işin bağış kısmına geliyor bunu yapamadığınız zaman bizim ve bizim gibi ülkelerde genellikle yapılan canlıdan nakillere müracaat ediyoruz. Canlıdan nakil tamamen sağlıklı bir aile ferdinin o hasta için organın bir yarısını, karaciğerinin bir yarısını, böbreğinin bir tanesini bağışlaması anlamına geliyor. O nedenle eğer belli bir bilince varılırsa toprağın altına gidilecek bedenlerden uygun olanlarından organ alarak insanlar hayata döndürülebilir. Belki de bu sayede o acılı aileler başka bir manada kendilerinde bir teselli de yaratabilirler.”

Prof. Dr. Acarlı, “Son yıllarda karaciğer nakillerinde artış var diyebiliriz ama Türkiye ve dünya için şunu demek lazım, nakillerde artış için biz gerekeni yeterince yapamıyoruz ama bekleyen hasta sayısı artıyor Türkiye’de de merkezlerde yapılan organ nakli sayısı artıyor. Fakat doygunluğa varmış değiliz. Doygunluğa varabilmemiz için bizim yılda 1.500 civarında organ nakli yapmamız lazım. Dünyada en eski organ nakli merkezlerinde bile açık büyük. Ne kadar yaparsanız yapın hastalığın aldığı canları geri kazanamıyorsunuz ve bu nedenle daha çok koşmamız gerekir, bu sayıyı daha çok artırmamız gerekir” dedi.

“TÜRKİYE’DE ORGAN BAĞIŞI DAHA İSTEDİĞİMİZ SEVİYEDE DEĞİL MESELA SON 6 AYDA SADECE BİR YA DA İKİ TANE KADAVRA KULLANDIK”

Ayrıca Türkiye’de organ bağışının yeterli olmadığını söyleyen Prof. Dr. Acarlı, “Türkiye’de organ bağışı daha istediğimiz seviyede değil mesela son 6 ayda sadece bir ya da iki tane kadavra kullandık, halbuki ayda 10-12 tane nakil yapan bir merkezin bir o kadar da kadavra kullanabilmesi halinde aylık sayıyı 20’ye çıkarması mümkün, bu da yılda 200’ün üstünde nakil eder ki bu ancak böyle merkezler hastaların sorunlarına cevap bulabilir. O nedenle hem bizlerin çok çalışması, hem de vatandaşın da bu kendi derdi için, kendi derdimiz için biraz daha duyarlı olmamız gerektiğini anlatmaya çalışacağız” diye konuştu.

7 Kasım’da Bosna’da verilecek konser ile organ bağışı için farkındalık oluşturulması ve Bosnalı doktorların Türkiye’de organ bağışı eğitimi alması sağlanması amaçlanıyor.

Memorial Sağlık Grubu desteği ile gerçekleşecek olan sosyal sorumluluk projesinde Türk doktorlar, Bosnalı doktorlara eğitim vermeleri yönünde çalışma başlattılar. Bu kapsamda Bosna’dan birçok hasta organ nakli olmak için Türkiye’ye gelecek. Projeye, Bosna Devlet Başkanı ve Sağlık Bakanlığı da bizzat destek veriyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner39

banner48