banner39

banner36

banner48

banner40

banner42

Antep Fıstığında Fizyolojik Yorgunluk Rekolteyi Düşürdü

06 Kasım 2013 Çarşamba 09:47

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Antep fıstığında 2 yıl üst üste rekoltenin yüksek olmasının, ağaçlarda fizyolojik yorgunluğa neden olduğunu ve rekolteyi yüzde 40,9 düşürdüğünü ama kalitenin...

Antep Fıstığında Fizyolojik Yorgunluk Rekolteyi Düşürdü
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Antep fıstığında 2 yıl üst üste rekoltenin yüksek olmasının, ağaçlarda fizyolojik yorgunluğa neden olduğunu ve rekolteyi yüzde 40,9 düşürdüğünü ama kalitenin yüksek olacağını bildirerek, “2011 yılında 112 bin, 2012 yılında 150 bin ton olan Antep fıstığı üretimi, bu yıl 88 bin 600 tona gerileyeceği tahmin ediliyor” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Antep fıstığının anavatanının Güneydoğu Anadolu olduğunu, bölgede diğer yörelere ve ülkelere göre çok daha lezzetli fıstık üretimin yapıldığı belirtti. Antep fıstığının bölgede yaşayan on binlerce insanın geçim kaynağı olduğunu vurgulayan Bayraktar, Antep fıstığının on binlerce kişiye, üretim, işleme, ticaret ve ihracatta istihdam ve gelir sağladığına dikkati çekti. Bölgede Antep fıstığı yetiştiriciliğinin yapıldığı ilk yer olması nedeniyle çok eski tarihlere Hititlere kadar gittiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Buna rağmen Antep fıstığı yetiştiriciliğine yeterince önem verilmemiştir. Bir zamanlar Türkiye’den çuval çuval Antep fıstığı götürerek üretime başlayan ABD, bugün üretimde bizi geçmiş durumda. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre 2011 yılında 942 bin 970 ton Antep fıstığı üretimi yapılmıştır. Bu üretimin yüzde 50,06’sını İran, yüzde 21,36’sını ABD, yüzde 11,88’ini Türkiye, yüzde 7,85’ini Çin, yüzde 5,90’ını Suriye, yüzde 1,15’ini İtalya, yüzde 1,02’sini Yunanistan sağlıyor. İran’ın üretimi 472 bin 97 tonu buluyor. ABD 201 bin 995 tonla ikinci, Türkiye 112 bin tonla üçüncü, Çin 74 bin tonla dördüncü, Suriye 55 bin 610 tonla beşinci, İtalya 10 bin 801 tonla altıncı, Yunanistan 9 bin 580 tonla yedinci sırada yer alıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2012 yılı verilerine göre, 150 bin ton olan Türkiye üretiminin yüzde 37,49’unu karşılayan Gaziantep birinci olurken, Şanlıurfa yüzde 32,82 ile ikinci, Siirt yüzde 11,65 ile üçüncü, Adıyaman yüzde 4,76 ile dördüncü, Kahramanmaraş yüzde 3,28 ile beşinci sırada bulunuyor, Gaziantep, 2012 yılında 56 bin 233 ton, Şanlıurfa 49 bin 236 ton Antep fıstığı üretti. Buna göre, iki il üretimin yüzde 70,31’ini karşılıyor. Gaziantep ve Şanlıurfa’yı, 17 bin 478 tonla Siirt, 7 bin 135 tonla Adıyaman, 4 bin 916 tonla Kahramanmaraş, 1999 tonla Diyarbakır, 1786 tonla Kilis, 1674 tonla Manisa, 1576 tonla Mardin, 1365 tonla Mersin, 1173 tonla İzmir takip etti.”

“VERİMİ ARTIRMAK İÇİN GEREKLİ KÜLTÜREL İŞLEMLER VE SULAMA YAPILMALI”

Türkiye’de Antep fıstığı veriminin ABD gibi gelişmiş ülkelere göre düşük olduğunu vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bizdeki verim olması gerekenin çok altında ve ağaç başına 4 kilogram civarında kalıyor. Çünkü elverişsiz, diğer ürünlerin yetişmesine uygun olmayan, sulanamayan taşlı ve kireçli topraklarda yetiştiricilik yapılıyor. Diğer ülkelerdeki fıstık bahçelerinin sulanabilir olması, gübreleme, budama, hastalık ve zararlılarla mücadele gibi kültürel uygulamaların daha etkin yapılması nedeniyle ağaç başına verim ülkemize göre çok daha yüksek. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile sulamaya açılan alanlarda yapılan kapama fıstık bahçelerinin artırılması bizde de verim ve kalitenin artmasını sağlayacak. İran ve ABD'de sulu koşullarda yetiştirilen iri ve ağzı açık fıstıklar görünüm bakımından ‘albenisi’ yüksek olması nedeniyle çok daha lezzetli ve aroması olan fıstığımız karşısında avantajlı konumdadır. Verimi artırmak için gerekli kültürel işlemler ve sulama yapılmalı. Fıstığımızın sulanması, kültürel işlemlerin gereği gibi yapılması, bol ürün veren ağaçlara sahip ABD ve İran karşısında uluslararası pazarda geride kalan Antep fıstığının hak ettiği yere gelmesini sağlayacak. Küresel ticaretten alacağımız pay da artacaktır.”

Türkiye’de yetiştirilen fıstık çeşidinin kuraklığa dayanıklı olduğunu, sulanmayan koşullarda da rahatlıkla yetiştirildiğini bildiren Bayraktar, “Ayrıca fıstıkta kontrol dışı verim sorunu da denilen periyodisitenin (bir yıl var bir yıl yok veya az vermesi) daha şiddetli seyretmesine sonucu, üretimde düzensizliğe, verim düşüklüğüne neden oluyor. Bu da Antep fıstığı ihracatımızın yıllar itibariyle dalgalanmalar göstermesine yol açıyor” dedi.

“REKOLTE DÜŞÜK, KALİTE YÜKSEK OLACAK”

Bu yıl rekoltede yüzde 40,9 düşüş beklenmesine rağmen fıstıkta kalitenin yüksek olacağını vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Üreticimiz fıstık üretiminin başlangıcından hasat dönemine kadar geçen devrede kullandığı girdi fiyatlarının fazla olması, buna toplama işçilik maliyetlerinin de eklenmesi maliyetleri daha da artırmaktadır. Bu yıl birim alandan alınan verimin düşük olması ise üretim maliyetlerini yükseltmiştir. Bu nedenlerle bu yıl fıstık fiyatları yüksek seyretmektedir. Bu durum üreticimizin düşük verimden kaynaklanan zararını bir nebze önlemiştir.

Güneydoğu Anadolu bölgemizde fıstık hasadı devam ediyor. Hasat zamanına dikkat edilmeli. Erken hasat yapılması halinde randıman düşük kalır. Hasatta gecikilmesi halinde ise meyve dökümü artar, dış kabukta büzülme olur. Hasat edilen meyvelerin ayıklanıp sergi yerlerinde uygun güneşte yapılan kurutma işlemiyle meyvenin tamamındaki yüzde 40-50 arasındaki nem oranı, 3-4 gün içinde yüzde 3-5’e düşürülmelidir. Kurutma esnasında fıstıkların toprakla temasının kesilmesi gerekir. Kurutulan fıstıklar jüt çuvallarla depolanmalıdır.”

Bayraktar, fıstıkta verimliliğin, kalitenin, üretimin artırılabilmesi için uygun fıstık ağaçlarıyla kurulacak kapama bahçelere verilen desteğin üreticimizi teşvik eder mahiyette olması ve uluslararası pazarda rakip ürünler karşısında avantaj kazandıracak desteklerin verilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Anahtar Kelimeler
banner37

Yorum Gönder